Arşiv

IMG-20161026-WA0002

ANA SAYFA

 Yeni Microsoft Office Publisher Document

               

  BEYİN VE SİNİR CERRAHİSİ (NÖROŞİRURJİ) UZMANLARI HANGİ

HASTALIKLARLARI TEDAVİ EDER?

 

 

  • beynin ya da omurilik dokusunun içinden kaynaklanan veya ona dışarıdan basarak sorun oluşturan tümörlerin,

  • beyin dokusunu ya da omuriliği besleyen damarların anevrizma (balonlaşma), arteriovenöz malformasyon, kavernom gibi rahatsızlıklarının, karotis stenozu dediğimiz boyun damarlarındaki darlıkların,

  • doğumla birlikte olan meningomyelosel gibi sinir sisteminin oluşumu sırasında gelişen rahatsızlıkların,

  • hidrosefali adı verilen ve kabaca beyin boşluklarındaki sıvının miktarının artışının,

  • bel fıtığı başta olmak üzere her türlü omurga hastalıklarının,

  • kafa ve omurilik yaralanmalarının,

  • beyin damarlarının tıkanıklıklarının,

  • beyin kanamalarının cerrahi tedavisi ile ilgilenir.

 

IMG-20161026-WA0003 - Kopya

Nöroşirurji; toplumda çoğu kişinin hayatını devam ettirirken yaşam kalitesini azaltan hastalıklara çözüm bulmaya çalışan bir bilim dalıdır. Çoğu kişi hastalık ve şikayetleriyle ilgili  çözüm yolları hakkında bilgi edinmek için internete başvurmaktadır. Bu sitede nöroloji-nöroşirurji konularında temel ve basit bilgileri paylaşmayı amaçladım. Elbette ki her hastanın belirtileri şikayetleri genel tıbbi durumu kendine özgüdür. Her hasta için en iyisi hastanın beklentilerine uygun kendi hekiminin önerileriyle bilimsel ilerlemelere uygun hazırlanan yöntemin uygulanmasıdır. Burada özetlediğimiz konular sadece genel bir bilgi sunma amaçlıdır. Sizden gelecek sorular ve yorumlarla bu site daha da gelişecek ve daha faydalı olacaktır.

 

HİPOFİZ

hipofiz_1

HİPOFİZ (PİTUİTER) ADENOMLAR

Hipofiz bezi; beynin ön orta bölgesinde burun kökünün hemen üstünde derinde yer almaktadır. Hipofiz bezi;  sella turcica (türk eğeri) adı verilen kemik yuvası içinde yerleşen hormon salgılayan önemli bir bezdir. Hipofizin anatomik olarak ön bölümüne salgıladığı hormonlardan dolayı adenohipofiz denir.

 

Adenohipofizden salgılanan hormonlar:

  • PROLAKTİN (SÜT HORMONU) ,
  • ACTH (ADRENOKORTİKOTROPİN HORMON),
  • TSH (TİROİD STİMÜLAN HORMON),
  • LH (LÜTEİNLEŞTİRİCİ HORMON),
  • FSH (FOLİKÜL  STİMÜLAN HORMON),
  • GH(GROWTH HORMON= BÜYÜME HORMONU).

Hipofiz bezinin arka kısmına nörohipofiz denir. Nörohipofizden salgılanan hormonlar:

  • OKSİTOSİN
  •  ADH (ANTİDİÜRETİK HORMON)

 

Hipofiz tümörleri (adenomları) primer olarak adenohipofizden kaynaklanır.

Hipofiz tümörleri kafa içi tümörlerinin yaklaşık %10’unu oluşturmaktadır. Bu tümörlere genellikle 30-50 yaş  aralığında sık olarak rastalanır. Her iki cinsiyeti eşit oranda etkiler.

Hipofiz adenomları salgıladıkları hormona bağlı olarak ya da kitle etkisi nedeniyle hastada şikayete neden olurlar.

Bu tümörler iki grupta incelenir:

  1. Fonksiyonel (hormon salgılayan= endokrin aktif)
  2. Non-fonksiyonel (hormon salgılamayan = endokrin inaktif)

Fonksiyonel (hormon salgılayan= endokrin aktif)

  1. PROLAKTİN SALGILAYAN TÜMÖRLER: Prolaktinomalar en yaygın sekretuar adenomlardır.  Kadınlarda amenore-galaktore sendromuna (adet olmaması, adet düzensizliği, doğum olmadığı halde memeden süt gelmesi), kısırlığa, kemik yıkımına (osteoporoz) neden olurlar.. Ekeklerde ise impotans (cinsel isteksizlik), kısırlık ve kemik yıkımı (osteoporoz) yaparlar.
  2. ACTH (ADRENOKORTİKOTROPİN HORMON) SALGILAYAN TÜMÖRLER: Bu tümörler ACTH salgılayarak cushing hastalığına neden olurlar. Cushing sendromunda belirtiler kortizona bağlıdır.
    • Kilo alma. Hastaların yarısında generalize yani bütün vücutta dengeli kilo alma söz konusu olur. Hastaların diğer yarısında sentripedal yağ toplanması görülür. Gövde üst sırt omurga köprücük kemiği yağ yastığı, boyun yağlanması. Aydede yüzü görünümü. Buna rağmen bu hastaların kolları ve bacakları zayıftır.
    • Tansiyon yükselmesi
    • Sıklıkla bel bölgesinde karnın alt kısmında morarma ve çizgilenmeler.
    • Diabet, kan şekeri yükselmesi.
    • Kadınlarda adet düzensizliği erkeklerde impotans ve libido azalması.
    • Deride pigment artışı (esmer lekelenmeler).
    • Ciltte incelme.
    • Psikiyatrik belirtiler; depresyon ve duygusal dalgalanma, unutkanlık.
    • Osteoporoz
    • Çabuk yorulma, kaslarda erime.
    • Bazen kıllanma artışı ve sivilce.
  3. GH (GROWTH HORMON=BÜYÜME HORMONU) SALGILAYAN TÜMÖRLER:
    Büyüme hormonu erişkinde akromegaliye neden olur. Puberta öncesi çocuklarda ise gigantizme neden olur.
    Akromegali belirtileri:

    • İskelet sistemininde aşırı büyüme ve deformiteler (el ve ayak büyümesi,kalınlaşmış topuk yastığı, alın kemiğinde belirginleşme, çıkıntılı çene, büyük dil).
    • Tansiyon yüksekliği.
    • Periferik sinirlerin tuzaklandığı sendromlar.
    • Baş ağrısı.
    • Aşırı terleme (özellikle ellerde).
    • Eklem ağrısı ve güçsüzlük belirtileri.

HİPOFİZ TÜMÖRLERİNDE BASIYA BAĞLI BELİRTİLER:

Optik kiazma basısı: Sıklıkla bitemporal hemianopsi denen dış yan görme alanı daralmasına neden olur. Görme keskinliği azalmasına da neden olur.

Hipofiz bezi basısı:

  1. Hipotiroidzm: Soğuk intoleransı, miksödem, kalınlaşmış saçlar, karpal tunel sendromu benzeri tuzak nöropatiler.
  2. Hipoadrenalizm: Ortostatik hipotansiyon, kolay yorulma.
  3. Hipogonadizm: Kadınlarda amenore, her iki cinste libido kaybı, kısırlık.
  4. Diabetes insipitus: Ameliyat öncesi çok az görülür. Bol ve açık renkli idrar yapma.
  5. Hiperprolaktinemi: Hipofiz sapı üzerine bası olduğundan hipotalamik inhibisyon ortadan kalkar ve prolaktin salgısı artar (stalk etkisi).

Kavernöz sinüs basısı: Gözlerde kapanma, çift görme, yüz ağrısı.

HİPOFİZ TÜMÖRLERİNİN TANISI NASIL KONUR?

Yukarda sıralanan şikayetleri olan hastalar bir sağlık kuruluşuna başvurduğunda fizik muayeneleri yapılır, herhangi bir sistemik veya nörolojik belirti aranır. Bahsedilen hormonlarla ilgili kan tahlilleri yapılır. Görme sinirlerinin etkilenmesini değerlendirmek amacıyla göz hastalıkları uzmanı muayenesi ve görme alanı testi yapılır. İleri görüntüleme olarak hipofiz bezine yönelik Manyetik Rezonans Görüntülemesi (MR) çekilir. Bazı durumlarda özellikle operasyon öncesi paranazal sinüsleri de içine alan Bilgisayarlı Tomografi (BT) çekilir.

HİPOFİZ TÜMÖRLERİ NASIL TEDAVİ EDİLİR?

Hipfiz tümörü tanısı konan bir hastanın tedavisi hastnın klinik durumuna göre, tümörün salgıladığı hormona göre, tümörün büyüklüğüne sinirleri etkileme derecesine göre değişiklik gösterir. İdeal olanı beyin cerrahisi uzmanı ve endokrinoloji uzmanının birlikte planladığı kişiye özgü  tedavi yöntemidir.

 

MEDİKAL TEDAVİ:

Bazı hastalar ameliyata ihtiyaç olmadan  ilaçla tedavi edilir. Prolaktinomalar için genelde kullanılan ilaçlar:

  1. Bromokriptin
  2. Pergolide
  3. Cabergoline

Akromegali için genelde kullanılan ilaçlar:

  1. Bromokriptin
  2. Cabergoline
  3. Pergolide
  4. Lisurid
  5. Depo bromokriptin (bromokriptin LAR)
  6. Pgvisomant
  7. Ocreotid

Cushing hastalığında kullanılan ilaçlar:

  1. Ketokonazal
  2. Aminoglutethimide
  3. Metyrapon
  4. Mitotone
  5. Cyproheptatdine

CERRAHİ TEDAVİ:

Günümüzde hipofiz adenomlarının  bir çoğunun  tedavisinde en etkili yöntem cerrahidir.

Transsfenoidal: dudak altından ya da burun deliklerinden girilerek hipofiz adenomuna ulaşılıp alınması.

Transkranyal: bazı durumlarda kafatası açılarak kafa içinden tümörün boşaltılması gerekebilir.

 

 

Cerrahi girişimler cerrahın ve kliniğin deneyim ve alışkanlığına göre mikroskopik yapılabildiği gibi endoskopik yöntemle de yapılabilir.

 

hipofiz

 

RADYASYON TEDAVİSİ:

Cerrahi olarak ulaşılamayan ve  tam alınamayan tümör kalıntıları için radyoterapi yapılır.